1 Ekim 2011 Cumartesi

Kusura bakma, baya boşladım seni...

İnsan belli bir kimliğe bürününce özgürce yazamıyor. Sosyal toplumun meraklı gözlerinden uzak, durabildiğim tek yer bu sayfalar...
Özgürce düşünmeden kendimi ifade edebilmek... Muhteşem bir duygu bilir misin?

Bazen Sıla'nın da söylediği gibi ''... sana inandım koştum geldim. Dünde ne vardı unuttum GELDİM. Dünya yansın koyverdim. Bana biraz renk ver...'' deriz. Yalvarırız adeta. ''Sev beni'' deriz, gözlerinin taa içine bakarız. Ama olmaz, olamaz. Olduramayacağımız şeyler varmış, şu Adidas'ın ''Impossible is nothing!'' sözü resmen zırvalık! Bu sözü düşüncesizce söyleyenin aklını karıştırmak isterdim. HEyyyy cooorçç bak ne hala geldik? hani imkansızlık yoktu?
Var işte kocamannn bir gerçeklikle var.
Sabır yok bende, kabul ettim artık...
Boşa geçen zamanı anlayamıyorum. Şimdi onun kollarında olmak varken, neden kös kös oturuyorum.
Erkek ve Kadın...
Siyah ve Beyaz gibiler işte zıtlıklar...
Herkes sevemez evet, canımızı acıtacaklar evet,
Kısacası aşkı arıyorum,
Zor değil bulacağım.

Veda müziğim: Teoman/ Bana Öyle Bakma
http://fizy.com/#s/3e3b5q

İyi dinlemeler...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder